ANA MENÜ



 
  







Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam83
Toplam Ziyaret798815

Kurban Bayramı Namazının Kılınışı ve Teşrik tekbirleri

 BAYRAM NAMAZI

Bayram namazı, biri ramazan bayramında diğeri kurban bayramında

olmak üzere yılda iki defa kılınan iki rek‘atlık bir namazdır. Bayram namazı

Hanefî mezhebinde, cuma namazının vücûb şartlarını taşıyan kimselere

vâciptir. Şâfiî ve Mâlikîler'e göre müekked sünnet, Hanbelîler'e göre ise farz-ı

kifâyedir.

Bayram namazının sıhhat şartları, Hanefîler'e göre, hutbe hariç, cuma

namazının sıhhat şartları ile aynıdır. Sadece hutbenin hükmü bakımından

aralarında fark vardır. Yani cuma namazında hutbe sıhhat şartı olduğu

halde, bayram namazında sünnettir. Yine hutbe cuma namazında namazdan

önce, bayram namazında ise namazdan sonra okunur.

Şâfiîler'e göre kadınlar da bayram namazı ile yükümlüdürler. Şu var ki

bu namazın cemaatle kılınması şart olmayıp, münferiden de kılınabilir, fakat

camide cemaatle kılınması daha faziletlidir.

Bayram namazının diğer namazlardan kılınış bakımından farkı, bunun

her rek‘atında üçer fazla tekbir olmasıdır. Bu fazla tekbirlere "zâit tekbirler"

denir. Bu ilâve tekbirler vâcip olup birinci rek‘atta kıraatten önce, ikinci

rek‘atta kıraatten sonra alınır. Tekbirle birlikte eller kaldırılır ve yanlara bırakılır

(ref‘ ve irsâl). İlk rek‘atta iftitah tekbirinden sonra eller bağlanır (itimâd)

ve "Sübhâneke" okunur. Bundan sonra imamla birlikte zâit tekbirlere geçilir.

İmamın tekbiri diğer tekbirlerde olduğu gibi sesli, cemaatin tekbirleri ise alçak

sesle olur. Allahüekber denilerek eller kaldırılır ve yanlara salınır, üç

kere "sübhânellah" diyecek kadar beklendikten sonra yeniden tekbir alınır;

aynı şekilde eller kaldırılır, yanlara bırakılır ve biraz beklendikten sonra bu

rek‘attaki zâit tekbirlerin sonuncusu olan üçüncü tekbir alınır ve bu defa

eller bağlanır. Cemaat susar, imam gizlice eûzü ve besmele çektikten sonra

açıktan okumaya başlar. Fâtiha'dan sonra bir sûre daha okur, rükû ve secdeden

sonra ikinci rek‘ate kalkılır. İkinci rek‘atta imam, Fâtiha ve arkasından

bir sûre okuduktan sonra üç defa tekbir alınır ve eller yanlara salıverilir.

Dördüncü tekbir rükûa geçiş tekbiri olup bu tekbirle rükûya gidilir ve namaz

tamamlanır.

Diğer mezheplerde tekbir sayısı ile ilgili farklı uygulamalar da vardır.

Namazdan sonra imam minbere çıkar ve hiç oturmaksızın hutbe okur.

Cuma hutbesindeki hamdü senâya bedel olarak bu hutbede, Allâhü ekber,

Allâhü ekber; lâ ilâhe illellâhü vallâhü ekber. Allâhü ekber ve

lillâhi'l-hamd der, cemaat bu tekbirlerde imama eşlik eder. İmam, cuma

hutbesinde olduğu gibi, hutbeyi iki hutbe yapıp arasını kısa bir oturuşla

ayırır.

Bayram namazına giderken yolda tekbir getirilir. Bu tekbirler ramazan

bayramında sessiz, kurban bayramında ise açıktan yapılır. Camiye varıldıktan

sonra her ikisinde de namaz vaktine kadar hep birlikte tekbir alınır. Camide

vaaz ediliyorsa oturup sessizce dinlenir.

Bayram namazının vakti, güneşin doğuşu sırasındaki kerâhet vaktinin

çıkmasından sonradır. Bir mazeret sebebiyle bir beldede bayram namazı

birinci gün kılınamamışsa, ramazan bayramı 2. gün, kurban bayramı ise 2.

gün yine kılınamazsa 3. gün kılınabilir. Ancak bayram namazı özürsüz

olarak terkedilmişse artık kılınmaz, kurban bayramı ise kerâhetle birlikte 2.

veya 3. gün kılınabilir.

Bayram namazının ilk rek‘atına zâit tekbirlerin alınmasından sonra yetişip

imama uyan kimse, iftitah tekbirini aldıktan sonra Sübhâneke okumaz,

hemen zâit tekbirleri alır. Eğer imam rükûda iken yetişmiş ise bu takdirde,

ayakta tekbir alıp imama iktidâ eder ve hemen rükûa gider ve rükû tesbihlerinin

yerine zâit tekbirleri ellerini kaldırmaksızın orada yapar. Yetiştiremezse

zâit tekbirler ondan düşmüş olur. İmama ikinci rek‘atta yetişmiş olan kimse

ise imam selâm verdikten sonra, kılamadığı birinci rek‘atı kazâ etmek için

kalktığında zâit tekbirleri kıraatten sonraya bırakır.

Teşrik Tekbirleri

Peygamberimizin, kurban bayramının arefe günü sabah namazından

başlayarak bayramın 4. günü ikindi namazına kadar, ikindi namazı da dahil

olmak üzere farzlardan sonra teşrik tekbirleri getirdiğine dair rivayetler bulunmaktadır.

Ebû Yûsuf ve Muhammed'e göre arefe günü sabahından bayramın

4. günü ikindi namazına kadar 23 vakit, her farzın selâmından sonra

teşrik tekbiri getirmek, kadın erkek ve seferî mukim ayırımı olmaksızın her

mükellefe vâciptir. Hanefî mezhebinde fetvaya esas olan görüş budur. Teşrik

günlerinde kazâya kalan namaz, yine o günlerde kazâ edilirse teşrik tekbirlerini

de kazâ etmek gerekir. Bunun dışında teşrik tekbirleri kazâ edilmez.

Ebû Hanîfe'ye göre ise bu tekbirler, kurban bayramının arefe gününden

1. gün ikindi namazına kadar sekiz vakit, cemaatle kılınan farz namazlardan

sonra vâciptir. Dolayısıyla bu vâciplik cemaate katılması gerekmeyen

seferî ve mukim kişiler için söz konusu değildir.

Teşrik tekbirleri, Şâfiî ve Hanbelî mezhebine göre sünnet, Mâlikî mezhebine

göre ise menduptur.

 

 



Paylaş |                                         Yorum Yaz - Arşiv   2275 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Takvim